Evlenme sırasında kadına hediye edilen ziynet eşyaları kadına aittir. Boşanma halinde geri verme yükümlülüğü yoktur .
Mahkemede görülmüş olan bir davada davacı koca düğünde takılan bir kısım ziynet eşyasının damat olarak kendisine takıldığını iddia ederek ziynet eşyalarının kendisine iadesini talep etmiştir.Ancak mahkeme Medeni Kanunun 1. maddesi gereği Hakim Kanunda hüküm bulunmayan hallerde örf ve adet gereğince karar verme yetkisine sahiptir hükmünü uygulamıştır. Yani örf ve adetin tesbiti hukukta büyük önem taşımaktadır.
Tarafların oturdukları bölgede, düğünde kim tarafından hediye edilmiş olursa olsun, takılan ziynet eşyasının geline ait olduğunu kabule elverişli istisnasız herkes tarafından uyulan, istikrar kazanmış örf ve adet varsa, kadını hukuki sahip kabul etmek gerekir. Zaten ülkemizde ziynet eşyaları geline takılır erkeğe takılsa dahi geline ait olduğu kabul edilir. Örf ve adetler kanunda hüküm bulunmayan hallede uygulanıp mahkeme kararlarına dayanak teşkil edebilmektedir.
Yargıtay Genel Kurulu da , nişan ve düğün sırasında geline takılan ziynet eşyalarının geline ait olduğunu kararlaştırdı. Evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından alınmış olursa olsun, ona bağışlanmış sayılır. Yani erkek tarafı veya kız tarafı kim takarsa taksın ziynet eşyaları bağış niteliğindedir, karşılıksızdır ve kadının kendi malı sayılır.
Ancak rızası ile bozdurulup ev ihtiyaçlarına harcanan ziynet eşyalarının iadesinin istenemeyeceğine dair verilen mahkeme kararları da bu durumun istisnasını oluşturmaktadır.
Av. Arzu Köylüoğulları Kalemci