Benim bir hayalim var. Fikirlerin çarpıştığı, ellerde rakı kadehlerinin tokuşturulduğu, dudaklardan çatlak- güzel sözlerin döküldüğü, kapısından maskelerimizi çıkararak girdiğimiz 50 metre kare bir odada o insanlarla yaşıyorum çoğu zaman.
Sabahla öğle arası müzik dinlerken yukarıda yazdıklarımı düşünüyordum.
“Aç şu pencereyi her taraf duman içerisinde…”
Evdeki en yaşlı dişinin sözleriyle bir anda irkildim. O yaşlı bir dinozor bense genç bir dinozordum.
Kitabın 155’inci sayfasının ikinci paragrafı şöyle başlıyordu: “Beyaz Ruslara gelince, Cumhuriyet’in ilk yıllarında onların çok önemli işlevi oldu bence. Toplumun yaşama biçimi değişmişti. Kadınlar artık evlerinde kapalı kalmayıp, erkeklerle birlikte bir yerlere gidecekler, birlikte eğlenecekler, birlikte yiyip içeceklerdi. Beyaz Ruslar, bu beraberliği sağlayabilecek mekanları, yani pastaneleri, lokantaları gece kulüplerini açtılar. İstanbullular’a da denize girme alışkanlığını Beyaz Ruslar verdi.” Kütüphanemden alıp sayfalarını iştahla karıştırdığım Mina Urgan’ın Bir Dinozor’un Anıları (YKY) kitabından alıntıladığım bu cümleler hayallerime yakın şeyler fısıldıyordu kulaklarıma.
Birlikte Yaşlı Dinozor’la Genç Dinozor’un farkını ortaya koyalım:
Yaşlı Dinozor’la Genç Dinozor’un hayalleri biçimsel olarak aynıydı. Yaşlı Dinozor çocukları, akrabalarıyla evde, kendi yaptığı yemeklerle sofrasında sohbet etmeyi, ailesinden çocuklarından konuşmayı severdi. Genç Dinozor ise tanıdık tanımadık, dünyanın her yerinden gelenlerle masanın üzerindeki küçük tabakların etrafında yemeklerini yerken, küçük bardaklarda içkilerini yudumlarken insan meselelerini masaya yatırarak muhabbet etmeyi severdi.
İki dinozorun hayalinin isimleri ayrıydı. Annem Yaşlı Dinozor olarak hayalinin ismini “Aile Yemeği” olarak koydu, ben Genç Dinozor ise hayalimi “Fikir Meyhanesi” olarak koydum. Genç Dinozor yeni dünya düzenini bilerek para kazanmanın formülünü de hayalinde oluşturmuştu. Dünya ülkeleri meyhaneye ortak olacak hisselerinden herkes kazanç sağlayacaktı. Yaşlı Dinozor’un finansı zaten belliydi: Babam.
Şimdi soru sorma zamanı: Genç Dinozor’a ilk akla gelen soruyu soralım: “Efendim Genç Dinozor olarak, bu hayalinizi nerede gerçekleştirmeyi düşünüyorsunuz?”…
Sevgiyle
Beyoğlu Spor Kulübü’nde akşam yemeği; Valentin Holyvakin masa başında. (Beyoğlu’nda Beyaz Ruslar- Jak Deleon- Remzi Kitabevi)
Alman işgali sırasındaki o çetin kışlarda birazcık ısınabilmek için Beavuour Saint Germain-des-Pres’teki kahvelere sığınır. (Les Deux Magots Kahvesi, 1943)Savaştan önce sık sık gittiği LE Flore’da birçok müdavimle yan yanadır. (Simone de Beauvoir Özgürlüğü Yazmak- YKY)